2026 Dünya Kupası'nda iklim alarmı: Maçlarda üç dakikalık su molası zorunlu olacak

Çetin Yılmaz 14 Mayıs 2026
FIFA, 2026 Dünya Kupası'nda artan sıcaklık riskleri nedeniyle tüm maçlarda zorunlu serinleme uygulaması getirdi. Hakemler, iklim uzmanlarının uyarıları doğrultusunda her devrenin yaklaşık 22'nci dakikasında oyunu durdurarak futbolculara üç dakikalık zorunlu su takviyesi molası verecek.

ABD, Kanada ve Meksika'nın ortak ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan 2026 Dünya Kupası, 11 Haziran ile 19 Temmuz tarihleri arasında 16 farklı şehirde düzenlenecek. Turnuva yaklaşırken organizasyonun en çok tartışılan konularından biri, sahadaki mücadeleyi etkilemesi beklenen aşırı hava sıcaklıkları oldu.

Queen’s University Belfast öncülüğünde hazırlanan ve International Journal of Biometeorology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, turnuvaya ev sahipliği yapacak 16 şehirden 14’ünde oyuncu sağlığı açısından "riskli sıcaklık" seviyelerine ulaşabileceği kaydedildi. Bilimsel veriler, özellikle Miami, Monterrey, Kansas City, Philadelphia, New York ve Boston gibi kentlerde öğleden sonra oynanacak müsabakaların ciddi sağlık riskleri barındırdığını gösteriyor. Uzmanlar, dünyanın kaydedilen en yüksek sıcaklık seviyelerine ulaştığı bir dönemde yapılacak turnuvanın, hem sporcular hem de taraftarlar için tehlike oluşturabileceğini vurguluyor.

Araştırmada kullanılan ve hava sıcaklığının yanı sıra nem, güneş ışınımı ile rüzgar etkisini de içeren “WBGT” ölçümleri, 26 derece üzerindeki değerlerde futbolcular için zorunlu su molalarını gerekli kılıyor. Söz konusu değerin 28 dereceyi aşması durumunda ise bazı futbol sağlık kılavuzlarının maçların ertelenmesini tavsiye ettiği belirtiliyor. Haziran ve temmuz aylarında Miami, Houston, Dallas ve Monterrey gibi şehirlerde gündüz sıcaklıklarının 35 dereceyi geçebileceği, yüksek nem oranının ise hissedilen sıcaklığı daha riskli bir noktaya taşıyabileceği ifade ediliyor.

SICAKLIK VE ÇEVRESEL RİSKLER

Turnuva süresince tek çevresel riskin sıcaklık olmayacağı kaydedildi. Mexico City ve Guadalajara gibi yüksek rakımlı şehirlerde, irtifanın sıcak hava koşullarıyla birleşerek oyuncuların nefes almasını güçleştirebileceği ve fiziksel performans üzerinde "çifte baskı" oluşturabileceği aktarıldı. Kuzey Amerika’nın batı kesimlerinde ise orman yangını riskine bağlı olarak Vancouver ve Seattle gibi şehirlerde hava kalitesinin düşebileceği, bu durumun solunum sağlığı ile görüş mesafesini olumsuz etkileyebileceği belirtildi.

2022 yılında Katar'da düzenlenen bir önceki turnuva, aşırı sıcaklar nedeniyle ilk kez kış aylarında oynanmıştı. 2026 organizasyonunda takvimin yeniden yaz aylarına dönmesiyle birlikte, iklim krizinin futbol üzerindeki etkilerinin daha belirgin hale geldiği vurgulanıyor. FIFA, artan bilimsel uyarıların ardından yeni “aşırı sıcak protokollerini” devreye alıyor. Bu kapsamda oyuncular için her devrede zorunlu su molaları verilecek, görevli sağlık ekiplerinin sayısı artırılacak ve riskli saatlerdeki maçlar mümkün olduğunca kapalı veya klimalı stadyumlarda oynatılacak.

FIFA ayrıca stadyum çevresinde gölgelik alanlar, soğutma bölgeleri, ek su istasyonları ve taraftarlara yönelik sıcaklık uyarı sistemleri kurmayı planlıyor. Bazı ev sahibi şehirlerde acil durum eylem planlarının uygulanacağı, örneğin Santa Clara’daki maçların tamamının akşam saatlerinde gerçekleştirilmesinin planlandığı bildirildi.

Organizasyonun çevresel etkileri konusunda da çeşitli endişeler dile getiriliyor. Scientists for Global Responsibility ve Environmental Defense Fund tarafından hazırlanan araştırmaya göre, 2026 Dünya Kupası’nın 9 milyon tondan fazla karbondioksit eşdeğeri emisyona yol açarak tarihin en yüksek karbon salımına sahip turnuvası olabileceği tahmin ediliyor. Bu miktar, son dört turnuvanın ortalamasının yaklaşık iki katına tekabül ediyor. Turnuvadaki takım sayısının 32’den 48’e, maç sayısının ise 64’ten 104’e yükselmesi ve organizasyonun geniş bir coğrafyaya yayılması nedeniyle hava ulaşımı trafiğinin artacağı kaydedildi. Sadece uçuşların 7,7 milyon tondan fazla emisyona neden olabileceği belirtiliyor.

FIFA ise bu eleştirilere karşı “Dünya Kupası 26 Sürdürülebilirlik & İnsan Hakları Stratejisi” adlı programını başlattı. Kurum, 2030 yılına kadar emisyonları yarıya indirmeyi ve 2040 yılında “net sıfır” hedefine ulaşmayı planladığını açıkladı. Bu strateji doğrultusunda daha çevreci stadyumlar, enerji verimliliği projeleri ve karbon dengeleme uygulamaları vadediliyor. Ayrıca, takımların kıtalar arası seyahatlerini azaltmak amacıyla maç takviminin bölgesel olarak düzenlendiği, takımların turnuva boyunca birbirine yakın şehirlerde konaklayacağı ifade edildi.