Ağıralioğlu: Siyaset, yargı sopasıyla dizayn edilemez. Mesele burada asla CHP meselesi değildir
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Niğde’de partisinin halk buluşması öncesi gazetecilerle bir araya geldi.
Ağıralioğlu, CHP yönetimi hakkında çıkan mutlak butlan kararına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Burada CHP’den çok daha mühim olan şey, siyaset kurumunun itibarını ve varlığını korumaktır. Hukuki olarak yapılan bir yanlış, siyaset kurumunu boşa düşürüyorsa, adaletin terazisini bozuyorsa, milletin sandığa olan güvenini zedeliyorsa herkesin bu vahim sonuçları göz önüne alması lazım. Yüksek Seçim Kurulu’nun kararları, yargının bu tarz müdahaleleriyle boşa düşürülmemelidir.”
“ENGELLENENLER MİLLET VİCDANINDA BÜYÜMÜŞTÜR”
Ağıralioğlu, yakın siyasi tarihe atıfta bulunarak şunları söyledi:
“Millet iradesini bu tarz ısmarlama yargı kararlarıyla terbiye etmeye kalktınız mı, milletin buna nasıl bir tepki vereceği siyasi hafızamızda çok net mevcuttur. Bu topraklarda millet, her zaman mağdur edilen tarafa destek olmuştur. Önü kesilenler, engellenenler her zaman milletin vicdanında büyümüştür. Yargı eliyle yapılan bu müdahalelerin hiçbirinde ne yargı kurumu güçlenmiştir ne müdahaleyi yapan odaklar güçlenmiştir.”
“AK PARTİ’YE KAPATILMA DAVASI AÇILDIĞINDA AYNI ŞEYİ SAVUNDUK”
Ağıralioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Siyaset, yargı sopasıyla dizayn edilecek bir alan değildir. Siyasetin terbiye hattını oluşturacak tek şey millet iradesidir, kanundur ve kuraldır. Mesele burada asla CHP meselesi değildir. Bu hukuksuzluk yarın bir başkasının başına da gelse, AKP’nin başına da gelse biz yine aynı şeyi söyleriz. Biz bu dik duruşu ‘367 krizi’ yaşandığında da gösterdik, AKP’ye kapatma davası açıldığında da aynı şeyi savunduk. Çünkü ilke her zaman ilkedir.”
“BU TARZ MÜDAHALELER DEVLET CİDDİYETİYLE BAĞDAŞMAZ”
Ağıralioğlu, devamında şu ifadeleri kullandı:
“Eğer birisine itiraz edilip bir gerekçeyle meşruiyet sorunu oluşturulduğunda hukuk kalkıp ‘Ben bunu mutlak butlan sayıyorum’ derse, o zaman geriye dönük olarak yapılan tüm uluslararası anlaşmalar, imzalanmış sözleşmeler, bürokratik atamalar ve çıkarılmış kanunların hepsi boşa düşer. İşte bu yüzden bu tarz müdahaleler devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz.”