AYM, kamulaştırma davalarında tescil kararının kesin olmasına ilişkin hükmü iptal etti

Çetin Yılmaz 21 Mayıs 2026
AYM, kamulaştırma davalarında mahkemelerin verdiği tescil kararının kesin olmasına yönelik kanun hükmünü iptal etti. Alınan kararla birlikte, taşınmazın bedeli tam olarak ödenmeden mülkiyetinin idareye geçmesinin engellendiği bildirildi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), mülk sahiplerinin haklarını yakından ilgilendiren emsal bir karara imza atarak kamulaştırma davalarında mahkemeler tarafından verilen tapu tescil ve devir kararlarının kesin nitelikte olmasını öngören yasal düzenlemeyi hukuka aykırı bularak iptal etti.

Resmi Gazete'de yer alan karara göre, mülkiyet hakkını doğrudan etkileyen Kamulaştırma Kanunu'ndaki kritik maddenin iptali istemiyle Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan başvuruyu değerlendiren Yüksek Mahkeme, yasal alanda herhangi bir hukuki boşluk oluşmasının önüne geçilmesi amacıyla iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırdı.

Hukuki süreci başlatan somut olay Bodrum'da icra edilen bir kamulaştırma davası esnasında meydana geldi. Söz konusu davanın görüldüğü yerel mahkeme, yürürlükteki kanun maddesinin mülk sahipleri açısından ciddi mağduriyetler doğurduğunu ve hak kayıplarına yol açtığını saptayarak ilgili hükmün iptali talebiyle dosyayı Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı. Yapılan resmi başvuruda, yürürlükte bulunan mevcut yasal düzenleme sebebiyle taşınmazın gerçek ve nihai değeri henüz mahkemece tam olarak belirlenip kesinleşmeden tapu kaydının doğrudan idare adına tescil edildiği vurgulandı. Bu durum neticesinde vatandaşların hak ettikleri gerçek bedeli alamadan mülkiyet haklarından mahrum bırakıldığı, hak mahrumiyetlerinin giderilmesi ve alacakların tahsil edilebilmesi için ise mülk sahiplerinin yeni davalar açmak zorunda kaldığı, bu durumun da yargılama süreçlerini uzatarak sistemi ağırlaştırdığı kaydedildi.

Yerel mahkemenin başvurusunu haklı bulan Anayasa Mahkemesi, iptal kararının gerekçeli metninde mülkiyet hakkının anayasal güvence altında bulunduğuna ehemmiyetle dikkat çekti. Yüksek Mahkeme kararda, Anayasa'nın 46. maddesinde yer alan hükümler uyarınca bir kamulaştırma işleminin hukuka uygun şekilde tamamlanabilmesi için taşınmaz mülklerin gerçek karşılığının mülk sahibine peşin ve nakden ödenmesi gerektiğinin altını çizdi. Taşınmazın gerçek karşılığı tam anlamıyla ödenmeden gerçekleştirilen tapu devir işlemlerinin, hem "gerçek karşılık" ilkesini hem de "peşin ödeme" güvencesini açık bir şekilde ihlal ettiği ifade edildi.

Kamulaştırma faaliyetlerinde kamusal yarar ile vatandaşların bireysel hak ve özgürlükleri arasında adil ve dengeli bir terazinin kurulması gerektiğine işaret eden Yüksek Mahkeme, bahse konu dengenin ancak ve ancak mülk sahibine ait hakkın tam ve eksiksiz bir biçimde ödenmesi suretiyle sağlanabileceğini belirtti.

YÜKSEK MAHKEMENİN KARARINDA ŞUNLAR YER ALDI

Yüksek Mahkemenin kararında, şunlar yer aldı:

"Kural kapsamında kamulaştırma sürecinde mahkemece idare adına verilen tescil kararının kesin nitelikte olmasının, mahkeme kararıyla belirlenen kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değerini oluşturup oluşturmadığı kesin olarak tespit edilmeksizin taşınmazın mülkiyetinin idareye geçmesine neden olduğu, bu yönüyle kuralla Anayasa'nın 46. maddesinin birinci fıkrasında yer alan peşin ödeme güvencesi yerine getirilmeksizin mülkiyet hakkına getirilen sınırlamanın Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen Anayasa'nın sözüne uygunluk ölçütünü karşılamadıgı sonucuna ulaşılmıştır."