8 Haziran 2026 Pazartesi
Gündem

Baş: İktidarın elindeki tek koz baskı ve şiddet haline geldiyse, toplumu ikna edemediğini görmüş demektir

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, iktidarın baskı ve şiddeti tek koz olarak kullanmasının toplumu yönetemediğini gösterdiğini belirterek bağımsızlık ve emek mücadelesinin önemini vurguladı.

Güncelleme: 06.06.2026 13:30 127 görüntülenme
Paylaş:
Baş: İktidarın elindeki tek koz baskı ve şiddet haline geldiyse, toplumu ikna edemediğini görmüş demektir

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, iktidarın elindeki tek yönetim aracının baskı, zor ve şiddet haline gelmesinin, mevcut yönetimin toplumu ikna edemediğini ve sadece korkuyla esir almaya çalıştığını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.

Partisinin İstanbul İl Başkanlığı binasında gündeme dair kapsamlı açıklamalarda bulunan Erkan Baş, konuşmasının başlangıcında 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı. 19 Mayıs tarihinin bu topraklarda emperyalist işgallerin sökülüp atılmasının en önemli simgelerinden biri olduğunu kaydeden Baş, dönemin saray zihniyetinin teslimiyetçi yaklaşımına karşı Anadolu coğrafyasında örgütlenen direnişin tarihi bir kırılma noktası teşkil ettiğini belirtti. Baş, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere söz konusu direnişi örgütleyerek emperyalist güçleri topraklardan defeden halkın bayramını kutladığını dile getirdi.

Tüm vatandaşlara yönelik çağrıda bulunan Baş, 19 Mayıs tarihinin bir mücadelenin başlangıç günü olarak görülmesi ve ülke topraklarında düşman postalının istenmemesi halinde, bugün yeniden hep birlikte daha güçlü bir biçimde bağımsızlık mücadelesinin yükseltilmesi gerektiğini ifade etti. Geçmişte bu günü coşkuyla kutlayanlara temmuz ayında Ankara'da gerçekleştirilecek NATO toplantısını hatırlatan Baş, "Temmuzda katiller, işgalciler Ankara'ya NATO toplantısı yapmaya geliyorlar ve sizin bu konudaki tavrınız nedir?" sorusunu yöneltti. Bağımsızlık mücadelesinde samimi olunması durumunda NATO'ya karşı takınılan tavrın önemine değinen Baş, bu topraklarda Amerikan postallarının gezmesine halkın aklının ve gönlünün izin verip vermediğinin sorgulanması gerektiğini vurguladı.

Gençliğin yürüttüğü mücadeleye değinen Baş, gençlerin duruşunu 31 Mart seçimlerinde, Gezi sürecinde, Saraçhane'de ve 1 Mayıslarda alanlarda görmenin mutluluğunu ve umudunu taşıdıklarını belirtti. Mevcut iktidarın ülke gençliğine tarikat ve torbacılık gibi seçenekler sunduğunu ifade eden Baş, yönetici elitlerin etrafındaki küçük bir zümrenin ise lüks araçlar, çakarlı vasıtalar ve zevküsefa içinde bir hayat sürdüğünü kaydetti. Buna karşın yurt ve burs bulamayan, ev sorunu yaşayan gençlerin memleketin yarınları için mücadele ettiğini belirten TİP lideri, gençliğin tarikatların eline teslim edilmek istenmesine ve MESEM projelerinde ucuz iş gücü olarak ağır sömürüye maruz bırakılarak can kayıpları yaşamasına karşı, Beyazıt'ta barikatları yıkan gençlerle gurur duyduklarını dile getirdi. İktidarın medya organları vasıtasıyla yaymaya çalıştığı karamsarlığa karşı gençlerin yaktığı umut ışığının birleştirici olması gerektiğini ekledi.

Ekrem İmamoğlu'nun yargısal süreçlerle adaylığının engellenmeye çalışılması, seçilmiş belediye başkanlarının ve milletvekillerinin tutuklanarak görevlerinden el çektirilmesi ya da Anayasa'ya aykırı şekilde engellenmesi gibi olayların iktidarın zaafını ve güçsüzlüğünü gösterdiğini belirten Baş, "İktidarların elindeki tek koz baskı, şiddet, zor haline geldiyse yani bu iktidar bu toplumu yönetemediğini, ikna edemediğini, aklını, gönlünü kazanamadığını görmüş ve sadece korkuyla, sadece şiddetle, sadece zorla ele geçirdiği yargıyla, polis copuyla, jandarmasıyla toplumu esir almaya çalışıyorsa, onların zaafını gösteriyor" dedi. Baş, bu tablo karşısında en geniş emekçi, yoksul ve halk kesimlerinin birliğini kurarak mücadeleyi büyütmek gerektiğini vurguladı.

TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDA İŞÇİLER AYAĞA KALKIYOR

Türkiye'de iktidar eliyle büyük bir sınıf kırımının ve küçük bir azınlığı zengin etmek adına milyonlarca insanı yoksullaştıran bir servet transferinin yaşandığını söyleyen Baş, bu politikaların neticesinde ülkede bitmeyen işçi cinayetleri serisinin meydana geldiğini kaydetti. Gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmaması, birkaç kişinin yapacağı işlerin tek bir işçiye yüklenmesi, uzun çalışma saatleri ve sendikasızlaştırma faaliyetleri nedeniyle iş cinayetlerinin önünün alınamadığını ifade etti. Yüzlerce işçinin ölümüne sebebiyet veren patronların serbestçe gezmesine tepki gösteren Baş, çalışanların ve üretenlerin bu ucuz ölümlere mahkum edilemeyeceğini, bu sebeple Türkiye'nin dört bir yanında işçilerin ayağa kalktığını belirtti.

Kocaeli'ndeki PG fabrikasında lastik işçilerinin başlattığı greve ve Kütahya'da maden işçilerinin örgütlenme mücadelelerine tam destek verdiklerini açıklayan Baş, mağaza ve market çalışanları başta olmak üzere tüm işçilere patronların dayatmalarına boyun eğmeyerek sendikalara üye olma çağrısında bulundu. Haksızlığa karşı sesini yükselten her işçinin, siyasi görüşüne, dinine, diline ve ırkına bakılmaksızın yanında duracaklarını belirten Baş, bir grup asalağın daha fazla kazanç sağlaması için işçilerin iliğinin sömürülmesine karşı tek çözümün kol kola girerek güç birliği yapmak olduğunu ifade etti. Hangi partiye oy verildiğinin ya da patronun kim olduğunun bir önem taşımadığını vurgulayan Erkan Baş, özellikle Cumhuriyet Halk Partili (CHP) bazı belediyelerden güvenlik işçilerinin örgütlenmesinin engellendiğine dair haberler aldıklarını kaydetti. İktidarın saldırılarına karşı belediyelerle dayanışma içinde olacaklarını ancak işçiyi ezmeye çalışan her kim olursa olsun karşısında ilk olarak TİP'lileri bulacağını belirterek sözlerini tamamladı.

Paylaş:

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok.

Benzer Haberler