Birleşik Metal-İş Genel Temsilciler Kurulu sonuç bildirgesini açıkladı
Birleşik Metal İşçileri Sendikası (Birleşik Metal-İş) Genel Temsilciler Kurulu, 5 Haziran 2026 tarihinde İstanbul'da toplanarak gündemdeki konuları değerlendirdi ve alınan kararların yer aldığı sonuç bildirgesini kamuoyu ile paylaştı.
Haber kaynağı olan sendika tarafından yayımlanan sonuç bildirgesinde, Genel Temsilciler Kurulu'nun 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin 56. yıldönümünü selamladığı ve o şanlı direnişi yaratanları saygıyla andığı belirtildi. Ayrıca kurulun, Gezi Direnişi’nin 13. yıldönümünde halkın sokaklara yansıyan iradesini ve mücadelesini selamladığı ifade edildi.
DEMOKRASİYE, SEÇME VE SEÇİLME HAKKINA MÜDAHALE KABUL EDİLEMEZ
Bildirgede, sandıktan çıkan halk iradesini yargı eliyle tasfiye etme girişimlerinin, demokrasiye, seçme ve seçilme hakkına yönelik doğrudan bir saldırı olduğu kaydedildi. Anayasal düzenin gereği olan siyasi partilerin kayyumlarla dizayn edilmeye çalışılmasının kabul edilemez nitelikte olduğu aktarılan açıklamada, "Demokrasimize, seçme ve seçilme hakkımızın gasbedilmesine karşı, tüm toplumsal emek ve demokrasi güçleriyle yan yana durmaktan asla geri adım atmayacağımızı ilan ediyoruz" denildi.
Türkiye'de hukukun üstünlüğünün fiilen ortadan kaldırıldığı ve Anayasa Mahkemesi kararlarının dahi iktidar tarafından tanınmaz hale getirildiği savunulan açıklamada, Genel Temsilciler Kurulu'nun temel hak ve özgürlükleri yok eden bu keyfilik düzenine karşı hukuku ve Anayasayı sonuna kadar savunmaya devam edeceğini ilan ettiği vurgulandı.
EMPERYALİST SALDIRGANLIĞA VE NATO'YA HAYIR!
Emperyalist barbarlığın başta Ortadoğu'da Filistin ve İran olmak üzere, Latin Amerika'da Venezuela ve Küba halklarına yönelik saldırılarını fütursuzca sürdürdüğü ifade edilen metinde, işçi sınıfının barıştan ve halkların kardeşliğinden yana olan tarihsel tavrından taviz vermeksizin bu saldırıların karşısında durulduğu belirtildi.
Bu bilinçle hareket edildiği aktarılan bildirgede, "Genel Temsilciler Kurulumuz, emperyalizmin savaş örgütü NATO’nun 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da gerçekleştireceği zirveye karşı tüm emek, demokrasi ve barış güçleriyle ortak mücadele yürütme kararlılığındadır. Ülkemizi ve bölgemizi savaşa sürükleyen politikalara karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verildi.
GELİR VE VERGİ ADALETSİZLİĞİNE KARŞI MÜCADELEMİZ SÜRECEK
Türkiye işçi sınıfının sahte enflasyon rakamları, açlık sınırındaki ücretler ve işsizlik tehdidiyle derin bir yoksulluk cenderesine sıkıştırılmış durumda olduğu dile getirildi. Kurulun, ekonomik daralmanın, üretimden kaynaklı yaşanan sorunların ve kapanan işyerlerinin işçilerin yüksek ücretlere sahip olmasından kaynaklanmadığını vurgulayarak, sermayenin işten çıkarma saldırılarına karşı mücadeleyi büyüteceğini ilan ettiği kaydedildi.
Emekçilerin alım gücünün dizginlenemeyen enflasyon karşısında eridiği, adaletsiz vergi sisteminin ise maaşları daha cebe girmeden gasbettiği belirtilen açıklamada, sermayeye sağlanan imtiyazlarla gelir dağılımında uçurumu derinleştiren ekonomi politikalarına karşı, emeğin üretimden hak ettiği payı aldığı ve vergide adaletin daha adil sağlandığı bir Türkiye için mücadelenin büyütüleceği bildirildi.
DİSK’İN ANKARA'YA TAŞINMASI KURULUŞ İLKELERİMİZLE BAĞDAŞMAMAKTADIR
Genel Temsilciler Kurulu'nun, konfederasyon Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) genel merkezini Ankara’ya taşıma kararını kabul etmediği açıklandı. DİSK’in bürokrasiye ve siyasi merkezlere değil, işçi sınıfına yakın olmayı öncelemesi gerektiği ifade edilen kararda, kurulun bu karara itiraz eden konfederasyona bağlı 11 sendikanın ortak iradesini paylaştığı ve DİSK’in işçi sınıfının kalbinin attığı yerlerde var olması gerektiğini bir kez daha vurguladığı aktarıldı.
SENDİKACILIK SUÇ DEĞİLDİR
Genel Temsilciler Kurulu'nun, sendikal faaliyetleri gerekçesiyle tutuklanan, yargılanan ve baskıya maruz kalan tüm sendikacılarla dayanışma içinde olduğunu ilan ettiği belirtildi. İşçi sınıfını hedef alan bu hukuksuz uygulamalara karşı sesin yükseltileceği ve haklı mücadelelerinde yanlarında olunacağı ifade edildi.
KEMAL TÜRKLER 100 YAŞINDA
Sendikanın Onursal Genel Başkanı ve işçi sınıfının unutulmaz önderi Kemal Türkler'in doğumunun 100. yıldönümü olan ve sendikaca “Kemal Türkler Yılı” ilan edilen 2026 yılında, onun sınıf sendikacılığına dair bıraktığı eşsiz mücadele mirasını fabrikalarda ve alanlarda daha da yükseklere taşıma kararlılığının yinelendiği kaydedildi.
MESS MÜCADELEMİZ SÜRÜYOR
Elektromekanik sektöründeki işyerlerini kapsayan 2026-2028 MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi sürecine, bir önceki dönemde grev yasaklarına karşı gerçekleştirilen onurlu grevlerin deneyimi ve direnciyle girildiği belirtildi. Genel Temsilciler Kurulu'nun, toplu sözleşme hazırlıklarının işyeri komiteleriyle birlikte eksiksiz sürdürüleceğini ve metal işçilerinin haklarını kararlılıkla savunacağını vurguladığı ifade edildi.
ÖRGÜTLENMENİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILSIN
İşçilerin en temel hakkı olan sendikalaşmanın; patronların hukuk dışı oyunları, işten çıkarma tehditleri ve uzun süren yetki davaları aracılığıyla sistematik olarak engellendiği bildirildi. Genel Temsilciler Kurulu'nun, tüm bu engellemelere karşın örgütlenme çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini ifade ettiği ve metal işçilerini Birleşik Metal-İş saflarında kenetlenmeye ve sendikayı birlikte büyütmeye çağırdığı aktarıldı.
Kurulun, geleceksizliğe ve güvencesiz çalışma koşullarına itilen genç işçilerin sendikal mücadeleye katılımını sağlayacak, gençliğin enerjisini örgütlülüğe dönüştürecek yeni araçların ivedilikle hayata geçirilmesinin sendikanın öncelikli görevleri arasında olacağını ilan ettiği belirtildi.
ÇALIŞIRKEN ÖLMEK İSTEMİYORUZ
Alınmayan güvenlik önlemleri ve kâr odaklı üretim anlayışının işyerlerini işçiler için mezarlığa dönüştürdüğü vurgulandı. Genel Temsilciler Kurulu'nun, iş cinayetlerinin sona ermesi için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini, etkin cezaların uygulanmasını, işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin düzenlemelerin etkin biçimde uygulanmasını ve sorumluların eksiksiz yargılanmasını talep ettiği aktarıldı.
ÇOCUK İŞÇİLİĞİNE HAYIR!
Çocuk emeğinin sömürüsüne devlet eliyle meşruiyet kazandırdığı ifade edilen MESEM uygulamasından derhal vazgeçilmesi gerektiği kaydedildi. Kamu kaynaklarının, çocuk işçiliğine yasal kılıf sağlayan projeler için değil, nitelikli ve kamusal bir mesleki eğitimin güçlendirilmesi için kullanılması gerektiği belirtilerek, Genel Temsilciler Kurulu'nun çocuk emeği sömürüsüne karşı mücadele kararlılığını bir kez daha ortaya koyduğu bildirildi.
EŞİTLİK MÜCADELESİNİ BÜYÜTECEĞİZ
Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı, şiddet ve tacizin sona erdiği, kadınların kendilerini güvende hissettiği bir çalışma ve toplumsal yaşam için mücadelenin kararlılıkla sürdürülmeye devam edileceği açıklandı. Temsilciler Kurulu olarak, iktidarın cinsiyet, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelime yönelik giderek artan kin ve nefret söylemleri ile bunlara dayalı uygulamalarını asla kabul edilemez bulduklarının ilan edildiği belirtilen açıklama, "Yaşasın örgütlü mücadelemiz! Yaşasın Birleşik Metal-İş! Yaşasın DİSK!" ifadeleriyle sona erdi.