DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı gündemine ilişkin DEM Parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.
MYK’nın CHP kurultayına yönelik mutlak butlan kararı sonrasında dün olağanüstü toplandığını hatırlatan Doğan, “Olmaz denilenlerin hepsi bir bir oluyor. Gördüğünüz üzere hep birlikte izliyoruz, takip ediyoruz Türkiye’de” dedi.
MUTLAK BUTLAN KARARI HUKUKA AYKIRI BİR SİYASİ KARAR
Toplantıda yalnızca mutlak butlan kararını, sonuçlarını ve yaratabileceği riskleri değerlendirdiklerini belirten Doğan, şunları kaydetti:
“CHP’ye mutlak butlan kararı, daha önce yine Merkez Yürütme Kurulumuzun yaptığı yazılı açıklamada da ifade ettiğimiz üzere, siyaseti yargı eliyle dizayn etmek isteyen bir siyasi baskı operasyonunun ve anlayışının parçası. Seçime ve siyasi partilere ilişkin hepinizin artık malumu Anayasa’da özel düzenlemeler var. Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu’na göre bu karar bir yetki aşımını da ortaya koyuyor. Açık ifade etmek gerekirse mutlak butlan kararı hukuka aykırı bir siyasi karar.”
BU KARAR, TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİK GELECEĞİNE DOĞRUDAN BİR MÜDAHALE
Mutlak butlan kararının yalnızca bir siyasi parti yönetimini değil tüm Türkiye’yi ilgilendirdiğini söyleyen Doğan, şöyle konuştu:
“Sorun yalnızca bir siyasi partinin geleceği veya ‘hukuki varlığı’ ile ilgili değil. Mesele, Türkiye’nin demokrasi meselesi. Eğer bugün ana muhalefetin yönetimine yargı eliyle müdahale edilebiliyorsa, yarın herhangi bir siyasi partinin akıbetine de yargı eliyle müdahale edilebilir demektir. Halk iradesi doğrudan müdahaleye açık hale getiriliyor. Bu karar, Türkiye’nin demokratik geleceğine dönük doğrudan bir müdahale.”
BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİ’Nİ GÖLGELEMEYE DÖNÜK ADIMLAR
Doğan, sürecin tam ortasında 19 Mart operasyonlarının gerçekleştiğini hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:
“Bir yandan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni konuşurken, bir yandan 27 Şubat 2025 çağrısı konuşulurken ne oldu? 19 Mart operasyonları başladı. Şimdi de yasal düzenlemeleri tartışmaya başladığımız, hatta eşiğine geldiğimizi düşündüğümüz bu günlerde alınan mutlak butlan kararı açıkça Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni gölgelemeye dönük adımlar olarak değerlendiriliyor.”
SİYASETİN EMRİNDE YARGI GÖRÜNTÜSÜNDEN TÜRKİYE KURTULMALI
Toplumsal barışı sağlama çabalarının yoğunlaştığı bir dönemde hukuk dışı her kararın kutuplaşmayı artırdığını belirten Doğan, “Yargı, siyasi alanı düzenlemenin ya da muhalefeti şekillendirmenin aracı olmamalı. Artık siyasetin emrinde yargı görüntüsünden Türkiye kurtulmalı” dedi.
CHP’NİN BU ZOR GÜNLERİ BÜTÜNLÜKLÜ DURUŞUNU KORUYARAK AŞACAĞINA İNANIYORUZ
CHP’nin köklü bir siyasi geleneği temsil ettiğini belirten Doğan, “Bu zor günleri de iç dinamikleriyle birlikte, kurumsal kapasitesiyle bütünlüklü bir şekilde aşacak güce ve deneyime sahip olduğunu düşünüyoruz. DEM Parti olarak her zaman demokrasinin ve hukukun yanında olduk. O yüzden bizim tarafımız net: Demokrasi, demokrasi, demokrasi” diye konuştu.
Doğan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu ülkede yüreği demokrasi ile atan milyonlarca yurttaşla bir aradayız, yan yanayız. Bir arada ve yan yana olmaya devam edeceğiz. Adalet özlemi duyan, bunun için mücadele eden, barışçı bir toplum yaratmak isteyen herkesle birlikteyiz.”
İMRALI HEYETİ’NİN YARIN ÖCALAN İLE GÖRÜŞMESİ PLANLANIYOR
Doğan, DEM Parti İmralı Heyeti’nin yarın İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan ile bir görüşme yapmasının planlandığını söyledi. Doğan, “Umarız bir aksilik olmaz, bu görüşme gerçekleşir. Bu koşullarda da olsa, moralimizi yüksek tutup, umuda sarılarak bayrama gidiyoruz” ifadesini kullandı.
HİÇBİR SİYASİ PARTİNİN PARÇALANMAMASINI DİLİYORUZ
Doğan, mutlak butlan kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu ile temas konusunda, “Bizim dileğimiz hiçbir siyasi partinin parçalanmaması. CHP’nin bu zor günlerden ortak bir duruş ve tavırla çıkmasını umuyoruz. Onlar yol haritalarını belirlediğinde, o zaman biz de bugünden sonra nasıl bir tavır benimseyeceğimiz konusunda kararımızı vereceğiz” dedi.
Partinin eş genel başkanlarının CHP lideri Özgür Özel ile dayanışma ziyareti için CHP Genel Merkezi’ne gidip gitmeyeceğine yönelik soruya Doğan, “Programımızın uygunluğuna göre değerlendiriyoruz” yanıtını verdi.