Dilek Kaya İmamoğlu: Demokrasi ayaklar altında, adalet duygusu derin yara aldı

Çetin Yılmaz 26 Mayıs 2026
19 Mart operasyonu kapsamında tutuklanan İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, güncel siyasi ve ekonomik gelişmelere ilişkin çarpıcı bir açıklama yaptı. İmamoğlu, ülkedeki adalet duygusunun derinden zedelendiğini belirterek tüm siyasilere halkın sesini duyma çağrısında bulundu.

19 Mart operasyonuyla tutuklanan Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, Türkiye'de yaşanan son gelişmelere ve toplumsal sürece dair yazılı bir açıklama yayımladı.

Sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı mesajında adalet, demokrasi ve ekonomi vurgusu yapan İmamoğlu, farklı düşünen insanların baskı altında olduğunu ve özgürlüğün korkunun gölgesinde kaldığını ifade etti.

"Özgürlük, korkunun gölgesinde kalmıştır"

Dilek Kaya İmamoğlu, Türkiye genelinde vatandaşların ağır bir yaşam mücadelesi verdiğini kaydettiği açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ülkemizin insanları yaşam mücadelesiyle sınanıyor. Ekonomi her geçen gün daha da ağırlaşıyor; gençler geleceğini başka ülkelerde arıyor, emekliler ay sonunu getiremiyor, aileler umutlarını korumakta zorlanıyor. Demokrasi ayaklar altında. Hukukun tarafsızlığına olan inanç zedelenmiş, adalet duygusu derinden yara almıştır. Farklı düşünen insanlar baskı altındadır. Özgürlük, korkunun gölgesinde kalmıştır."

"Millet yorgun, millet değişim istiyor, millet sokaklarda"

Açıklamasının devamında tüm siyasi aktörlere seslenen İmamoğlu, toplumun kutuplaşmadan yorulduğunu ve siyaset kurumunun asli görevine dönmesi gerektiğini vurguladı. Halkın iradesine sahip çıkılması çağrısı yapan İmamoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Tüm siyasilere sesleniyorum; millet yorgun. Millet değişim istiyor. Millet sokaklarda. Biz, demokrasiyi de adaleti de bilen bir milletiz. Millet, size verdiği yetkinin sonuçlarını artık görmek istiyor. Bu yetkinin gereğini yerine getirmek; halkın iradesine, adalete ve demokrasiye sahip çıkmak demektir. Daha adil, daha özgür, daha huzurlu bir ülkede yaşamak hepimizin hakkı. Siyasetin görevi; kutuplaştırmak değil, halkın sesini duymaktır ve duyurmaktır. Bugün insanların en büyük ihtiyacı; güven veren bir demokrasi, liyakatli yönetim ve umut edebilecekleri bir gelecektir."