Özgür Özel: Benim belimi kırmaya çalışıyorlar

Çetin Yılmaz 14 Mayıs 2026
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partili belediyelere yönelik operasyonları kurumsal kimliğe saldırı olarak nitelendirdi. Özel, İBB iddianamesinin çöktüğünü belirterek, iktidarın direnci kırmak için kendisine ve yakın çevresine yönelik hamleler yaptığını kaydetti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iddianamesinin toplum nezdinde karşılık bulmadığını ve tamamen çöktüğünü, iktidarın ise 19 Mart tarihindeki operasyonlardan itibaren ortaya çıkan toplumsal direnci kırmak adına büyük bir gözü dönmüşlük içerisinde hareket ederek kendi siyasi varlığını hedef aldığını ifade etti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, BirGün Gazetesi’nin sorularını yanıtladı.

Özel, CHP’li belediyelere yönelik gerçekleştirilen operasyonları partinin kurumsal kimliğine yönelik bir saldırı şeklinde tanımladı. Bu saldırıları topyekun partiye yapılmış hamleler olarak kabul ettiklerini vurgulayan Özel, iktidarın muhalefet üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.

MUHİTTİN BÖCEK AÇIKLAMASI

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’in ifadeleri hakkında konuşan Özel, "Ben CHP örgütünün başındayım, bana yakıştırdıkları, uydurdukları hiçbir örgütü de kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı. Muhittin Böcek’in kendisiyle temas kuran her milletvekili aracılığıyla "Genel Başkanıma selam söyleyin" mesajını gönderdiğini aktaran Özel, Böcek'in "İftira at dediler, atmadım" dediğini belirtti. Özel, mevcut süreçte kişilerin iftira atmaya zorlandığı bir ortamın oluşturulmaya çalışıldığını kaydetti.

"EN YAKINLARIMA SALDIRIYORLAR"

CHP’li isimlere yönelik hakaret içerikli videoları ve ortaya atılan iddiaları değerlendiren Özgür Özel, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’e de iftira atılmak istendiğini ifade etti. Özel konuya ilişkin şunları söyledi:

"Beceremediler, okları bir diğer en yakınım Veli Ağbaba’ya çevirdiler. Sağdıcım, çocukluk arkadaşım Demirhan’ı aldılar. En yakınlarıma saldırıyorlar. Bir kadın, CHP’nin kadın milletvekillerine, özel kalem müdürümüze akıl almaz iftiralar atıyor. Ben genel başkan olduktan sonra sıkı korunuyorum. Gittiğim her yerde, kaldığım yerlerde korumalar, gerektiğinde jandarma bekliyor. Korumalar şahitlik etmek istediler, ‘Devlet memurusunuz gerek yok’ dedim. Bir otele gitsem kapıya iki tane polis koyuyorlar, kaldığım yerin önünde kapıda iki polis duruyor. Olacak iş değil."

"AMAÇ DİRENCİ KIRMAK"

Nihai amacın 19 Mart operasyonları sonrasında gösterilen direnci kırmak olduğunu söyleyen Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik suçlamaların toplumda karşılık bulmadığını ve İBB Davası iddianamesinin her geçen gün etkisini yitirdiğini dile getirdi. Yandaş medyanın davayı takip etmeyi bıraktığını ve sürecin aleyhlerine işlediğini belirten Özel, İBB Davası’nın çökmesiyle yeni gerginlikler yaratılmak istendiğini vurguladı. Özel, "Bu sefer, ‘Adam topyekun partiyi savunuyor’ diyerek benim belimi kırmaya çalışıyorlar. Büyük bir gözü dönmüşlük içinde hareket ediyorlar" ifadelerini kullandı.

AK PARTİLİ SİYASETÇİDEN GELEN MESAJ

Özel, AK Partili bir siyasetçiden kendisine gelen bir mesajı paylaşarak şu bilgileri verdi: "AKP’li siyasetçi, ‘Cumhurbaşkanımız ve AK Parti’nin bu olanlarla ilgisi yok. Akın Gürlek ve etrafındaki grubun yaptığı bir şey. Bu kadarını hiç kimse doğru bulmuyor’ diye yazdı bana.”

"'Erdoğan iyi, etrafı kötü' yalanından bıktık artık. Bu yalana bizim inanmamızı bekliyorlar halen. Bakanı atayan, yaptığı iyi şeylerden de kötü şeylerden de sorumludur. Bu kadar katı bir lider hakimiyetinin olduğu yerde, bağımsız hareketler beklemiyoruz. Ben bana yazıp günah çıkartan AKP’liye, ‘Yanlış genel başkana yazıyorsunuz, kendi genel başkanınıza yazın’ dedim" şeklinde konuşan Özel, sorumluluğun yönetim kademesinde olduğunu belirtti.

MUHALEFETE SEFERBERLİK ÇAĞRISI

Demokratik sistemi korumak için toplumsal bir refleks gösterilmesi gerektiğini belirten Özel, "Yaşananlarla ilgili topluma bir mesajınız var mı?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Demokratik sistemi korumak için herkesin bir refleks vermesi lazım. Gittiğimiz her yerde ciddi destek görüyoruz. Rize'de örneğin, tarihi bir kalabalık vardı. Rize aktı, meydanlara doldu. Rize’yi görüp de insanlara, ‘Tepki göstermiyorsunuz’ diyemeyiz. Daha kalabalık meydan, daha fazla destek, daha kitlesel mitingler önemli… Biz de demokratik sistemi savunmak zorundayız. Ben artık kendimi, şahsi mücadeleden ayırdım, sandığa ulaşıp bu iktidarı gönderme sorumluluğundayız. Bizi de bertaraf ederlerse ne olacak, onun endişesini taşıyorum. Muhalefetin tüm kanatlarından dayanışma bekliyoruz. O konuda kimsenin hakkını yemek istemem. Liderler turunda da herkesin desteğini hissediyoruz. Ama CHP’deki gibi genel bir seferberlik halini bilhassa TBMM’de grubu bulunan partilerden bekliyoruz.

Ali Mahir Başarır’ın en yakınının cep telefonunu aldılar, oradan bir şey bulup onu paylaştılar. Şimdi benim en yakınımı Demirhan Gözaçan'ı aldılar, rahmetli Ferdi Zeyrek, Demirhan ve ben en yakın üçlüydük. Bir umut onun cep telefonuna erişecekler. AK Parti geçen hafta, ‘Savcılıktaki görüntülerin paylaşılmasını kınıyoruz’ dedi Meclis’te. Bu iftiraları atan kişi bilgileri Adalet Bakanlığı’ndan alıyor. Bakanlıktan soruşturmalarla ilgili bütün bilgileri deşifre ediyorlar. Gruplardan, hükmedebildikleri gazetelerin muhabirlerine mesajlar gönderiyorlar. Ayrı ayrı gruplar kurmuşlar ki birinden bir şey sızarsa kim olduğu belli olsun diye. Böyle acayip bir durum var. Mevcut dayanışmaya teşekkür ediyoruz, fazlasını bekliyoruz. Başka türlü bu işin içinden çıkılmayacak."