9 Haziran 2026 Salı
Gündem

Özgür Özel: Mesele Erdoğan'ı rakipsizleştirme meselesidir

Özgür Özel, TBMM'de düzenlenen grup toplantısında yaptığı konuşmada, parti yönetimindeki tartışmalar, mahkeme kararları ve olağanüstü kurultay sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.

Güncelleme: 09.06.2026 12:30 22 görüntülenme
Paylaş:
Özgür Özel: Mesele Erdoğan'ı rakipsizleştirme meselesidir

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lideri Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen haftalık Meclis grup toplantısında kürsüye çıkarak parti içi kriz, mahkeme kararları, olağanüstü kurultay takvimi ve güncel siyasi gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Yaşanan grup toplantısı krizinin ardından kürsüye çıkan Özel, "Bugün buradaki duruş, ülkenin geleceğini düşünenlerin birlikteliğinin zaferidir" ifadesini kullandı. "Tedbir var, kurultay yapılmaz" yönündeki söylemlere karşı hukukçuların "Kurultayın yapılması değil, yapılmaması sorun" dediğini belirten Özel, "26 Temmuz'u geçirmeden kurultay yapılmalıdır. Seçime girilmesi tehlikeye girmektedir. Bu, on milyonlarca kişinin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz, onlara kabusu yaşatır" şeklinde konuştu.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmak istemesi üzerine partililer TBMM önüne giderek CHP Lideri Özgür Özel'e destek verdi. Sabah saatlerinde başlayan gerginliğin ardından Kılıçdaroğlu, TBMM'de konuşma yapmaktan vazgeçerek genel merkeze gitti. CHP Lideri Özgür Özel'in başkanlığında toplanan CHP grubu, Özel'i ayakta alkışlarla karşıladı. Mecliste yaşanan CHP grup toplantısı gerginliği sırasında Kılıçdaroğlu genel merkeze çağrı yaparken, Özel, "Darbeyi TBMM'de püskürttünüz" dedi.

VAZGEÇMEMEKTİR, TESLİM OLMAMAKTIR, DİRENMEKTİR

CHP Lideri Özgür Özel, grup toplantısındaki konuşmasında şunları kaydetti:

"Değerli milletvekillerimiz, kıymetli grubum, çok değerli konuklar... Bugün 13.30'da bu kürsüde kim olacak? Günlerdir bu tartışıldı, bu konuşuldu. Burada, bu kürsüde ilan edilen saatte çıkıp da konuşma yapmayı kendi adıma bir başarı, bir zafer olarak görmüyorum. Ancak bu kürsüde Cumhuriyet Halk Partisinin seçilmiş genel başkanının konuşma yapmasının sağlanması; Dikmen kapısı önündeki binlerin, Türkiye'deki milyonların ve bu salonda bulunan bu güzel insanların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir. Sizleri kutluyorum.

Biz demokrasi fikrinin insanlarıyız. Biz sandığa inanırız. Seçime, seçene ve seçilene saygılıyız. Onun için bugünkü buradaki bu duruş, bu başlangıç ve hep birlikte sürdürdüğümüz bu yürüyüş çok anlamlıdır. Bir gün değildir, bir mevzi değildir, bir zafer değildir; bir bütünün diğerleri kadar kıymetli bir parçasıdır. Vazgeçmemektir, teslim olmamaktır, direnmektir ve bencil bir duyguyla değil, bütün ülkenin geleceğini düşünen bir duyguyla davrananların birlikteliğinin zaferidir. Hepinizi kutluyorum."

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın, Özgür Özel ile birlikte Manisa'ya gideceği bildirildi. Konuşmasına devam eden Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Gözlerime inanamadım. Bugün bizim Ferdi Zeyrek'in töreninde olmamızı burada grup toplantısı yapmak için fırsat görüldü. Günlerce düşündüm. Tanıdığım herkese, arkadaşlarıma, aileme, çocukluk arkadaşlarıma sordum. Kim gelecekti bu kürsüye? Son dört kurultayın seçilmiş genel başkanı olmayacak, son kurultayda geçerli oyların hepsini almış olan genel başkan olmayacak, 2020 yılında yapılan kurultay ile bir atanmış buraya gelecekti. Buraya kimin geleceğini, nasıl gelmeyi planladıklarını gördük. Burası milli iradenin tecelligahıdır. Millet bir karar verir ve o karar burada tecelli eder. Tüm yok saymalara, demokrasiye aykırı girişimlere rağmen burası seçilmişlerin yeridir. Bu bayrağı bir bırakırsanız, millet bir daha elinize vermez o bayrağı. Bu yüzden herkese danıştım ve Ferdi'nin sesi ile kararı verdim. Ferdi ile konuşurken hep bir şey çıkar ve bana 'Sen orada lazımsın, biz burada hallederiz' derdi. Bu yüzden bunun gereği de budur. Burayla ilgili bir inatlaşmanın değil de, bir vazifeyi üstlenmenin gereği de budur."

Yaşanan hukuki sürece ve kararlara tepki gösteren Özel, şöyle devam etti:

"Bu kumpası çözmezsen, 'CHP'nin iç işi' dersin. Kim karışır CHP'nin kurultayına? YSK denetiminde bütün süreçler bitmiş. Dönüp son dört kurultayı yok say. YSK'ye göre yok değil. Hiçbir yer göre yok değil ama AK Parti yargı kollarının görevlendirdiği bir mahkeme olmayacak bir karar alsın ve artık Türkiye'de hiçbir seçilmişin koltuğunun kesinleşemeyeceği bir sisteme döndürdüler işi. 'Sandıkla geldik, sandıkla gidemeyiz.' Bütün mesele bu, bunun üzerine oturuyor sistem"

Tutuklu bulunan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in ifadelerine ve eski Bakan Murat Kurum'un açıklamalarına değinen Özel, şunları belirtti:

"Defalarca buradan Murat Kurum'a söyledim. Kurum tek tek biliyor tapuları. Tek kelime söyleyemiyor. Sonra çıkıp dedi ki, 'Muhittin Böcek yakında konuşacak'. Dedim ki bunu ispatlayamazsanız alçaksınız. İspatlayamadılar. 110 gün yoğun bakımda yatmış adamı, kendisi defalarca açıkladığı halde, 'Adaylığım için bir kuruş para verdiysem şerefsizim' deyip açıkladığı halde, böyle birisine en son ne ifade verdirdiler biliyor musunuz? Gitti, 'Kimse görmezken Ferdi Zeyrek'e verdim' diye ifade verdirdiler. Nasıl olsa ölmüştür, inkar edemez diye böyle hesap yaptılar. Bu kadar kötüleşebilen birilerinden bahsediyorum. Ölmüş kardeşime iftira atan, ölmüş başka bir kardeşimizin namusuna dil uzatan birilerinden bahsediyorum. Partiyi bu duruma getirerek partiyi kurumsuzlaştıran, adaysızlaştıran bir çözüm paketinde içeriden dışarıdan her türlü iş birliği ile bu işi çözmeye kalktılar."

İktidara yakın televizyon kanallarına ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki soruşturma süreçlerine tepki gösteren Özel, şu ifadeleri kullandı:

"ABD bayrağına el basıp yemin eden birisinin televizyon kanalı. Ekrem İmamoğlu ile ilgili her türlü yalanı atan ama popüler olan cep telefonlarından, paralardan tutun da hiçbiri çıkmadı ya; TGRT, A Haber bu yalanları atarken 'İddianamede olacak' derken şimdi 'Ben yalan attım' diyenler Ekrem başkanın evine desteğe koşanlar, ön seçimde oy verirken poz verenler Ekrem başkana 'Hırsız' demeye başladılar. Mesele Erdoğan'ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil."

Sürece alet olanlara tepkisini sürdüren Özel, şöyle konuştu:

"Orada tutuklu insanlar bedenlerini sandıkla iktidarın değiştirilmesi için ortaya koyuyor. Hem Ferdi'nin ölüm yıl dönümünde bize bunları yapanlara hem genel merkezde o kara günü yaşatanlara hem de bugün bu Meclisin altında cürret edilen meseleye kim eğer alet olup el veriyorsa şu kadarcık hakkımı helal etmiyorum"

Polis müdahalesiyle boşaltılan CHP Genel Merkezi'nde yaşanan duruma ve orada bulunan isimlere tepki gösteren Özel, şunları kaydetti:

"O binada, Kemal Bey'e Çubuk'ta organize bir linç girişimi yaşatılıyordu, ölümü göze alarak onunla birlikte, onu koruyarak yanında duran Murat Emir yok. Ama 1980 öncesi 7 TİP'li genci öldüren Haluk Kırcı'nın ekibi selam veriyorlar objektiflere 12'nci kattan, genel başkan katından.

Kemal Bey, Şavşat'ta saldırıya uğradığında Kirpi'nin içinde onunla olan Seyit Torun yok orada. Kemal Bey'e ateş açılırken, Kirpi'nin içine girerken Kemal Bey'in üstüne kapanan Seyit Torun'u iki kolundan tutup da attılar o binadan dışarıya.

'Ya hapse gireceksin ya AK Parti'ye katılacaksın' dendiğinde dimdik duran belediye başkanlarımız yok orada. Ama 'Bir sonraki operasyon şu CHP'li belediyeye' deyip belediye başkanlarının kendilerine, ailelerine haysiyet suikasti yapanlar, o haberleri yapanlar o binada geziyorlar.

Adalet yürüyüşünün biri isim babası, biri fikir babası, Aykut Erdoğdu ile Bülent Tezcan yok. Aykut Silivri'de, 12 metrekarelik zindanda ama İBB borsasında tutuklananları ziyaret edip '2 milyon lira vereceksin, şu iftirayı atarsan çıkarsın' diyen avukat, Yunanistan'a kaçarken yakalattığım avukat, göstermelik ev hapsi kaldırılan avukat, o binada 'Arınma başlanmış burada' diye paylaşıyor.

O binada AK Parti'yi yenen kadrolar yok. O binada yenilgiye itiraz edenler, o binada direnenler, mücadele edenler yok. Tarihin görülmüş en büyük iftira, kumpas, karalama ve algı yönetim kampanyalarının yöneticileri partinin aklı olmuşlar güya. Bizi yıpratacak diye partiyi perişan eden işlerle meşguller orada."

Kendilerine yönelik "Paralel CHP" ithamlarına yanıt veren Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bizim Meclisi paralel genel merkez olarak yapmamız kabul edilemezmiş. O yüzden burası da zapdedilmeliymiş. Biz genel merkezden Meclise yaptığımız yürüyüşte bu zihniyeti arkamızda bıraktık. Eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bu çirkin zihniyeti geride bıraktık, onlara bıraktık. Cumhuriyet Halk Partisinin bir binadan ibaret değil, bir anlayıştan, bir inançtan, gerekirse bir inattan ibaret olduğunu ve bunun bu ülkenin son umudu olduğunu, son kalenin bir bina, kapısı, çatısı değil, son kalenin cumhuriyete inananların yüreğindeki olmayan korku duygusu, var olan mücadele duygusu olduğunu söyledik. Bu millet paralelin kim olduğunu bilir. Bu millet emniyet müdürü varken emniyetteki emniyet imamının paralel olduğunu bilir. Ya da bu millet seçilmişler varken atanmış paralelleri bilir."

Karşı karşıya kaldıkları "FETÖ" suçlamalarına sert tepki gösteren Özel, şunları dile getirdi:

"Her şeyi yapın ama bu FETÖ'den kalma dille, önüne geleni FETÖ'cü ilan eden dille, önüne geleni hain ilan eden dille, demokrasiyi tehdit gördükleri için demokrasinin tepki ve protesto rejimi olduğunu kabul etmeyenlerin her direnişe 'ayaklanma', her meydana 'sokak çağrısı', her mitinge 'sokakları karıştırmak, Türkiye'yi karıştırmak' diye bakan sığ anlayışın o terminolojisini Cumhuriyet Halk Partisinde görev yapmış kimseye yakıştırmam. Asla ve asla. Cumhuriyet Halk Partisine paralel yapı, FETÖ ya da namuslu arkadaşlarımıza atılan iftiralara uygun olarak çeşitli iddianame laflarını doğruymuş gibi, iddianameye bile giremeyen iftiraları doğruymuş gibi alıp, yok 'Arınacağız', yok 'Atacağız', yok 'Satacağız'… Böyle bir şeye teslim olursak biz Cumhuriyet Halk Partisi olmaktan çıkarız. Elbette hukuka sığınacağız, elbette hukuka güveneceğiz, elbette bağımsız yargının her şey olduğunu bileceğiz. Ama onun için önce bu yargıdaki çeteyi dağıtacağız, yargı kollarını dağıtacağız."

Kurultay takvimine dair net mesajlar veren Özel, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

"Efendim 'Tedbir var, kurultay yapılmaz'. Türkiye'nin tüm hukukçular aynı metinde birleşiyorlar. Kamu, seçim hukukçuları 'Kurultayın yapılması değil yapılmaması sorun' diyor. Başka bir görev yoktur, görev budur. 'Kurultay yapacağız' söylemlerini duyduk. Madem ki buna ikna oldunuz, o kurultayı yapmalısınız. Efendim 'Birkaç ay sonraya söyleyelim, bir yıla yayalım. AK Parti bizi nerede sıkıştırırsa o seçimi o zaman yapalım'. Burada yapılacak iş, 26 Temmuz'u geçirmeden kurultay yapılmalıdır. Seçime girilmesi tehlikeye girmektedir. Bu, memlekette tüm umudu önümüzdeki seçim olan on milyonlarca kişinin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz, onlara kabusu yaşatır. Onları sandıktan koparırsınız, geri dönülemez bir şekilde kaybettirirsiniz."

Sürecin arka planında hem CHP Lideri Özgür Özel'in hem de mahkeme kararıyla genel başkanlık makamına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısında konuşma yapacağını ilan etmesi nedeniyle TBMM, gergin bir güne başladı. Sabahın erken saatlerinde TBMM kapılarında çok sayıda partili ve vatandaş toplandı. Kılıçdaroğlu'nu destekleyenlerin de bölgeye gelmesiyle Dikmen kapısı önünde kısa süreli bir arbede yaşandı. Özgür Özel'i destekleyen milletvekilleri ise Meclis grup salonundaki yerlerini aldı.

CHP Lideri Özgür Özel, grup toplantısında hitap etmek üzere saat 10.20'de Meclis binasına ulaştı. Bu sırada TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP grup toplantısına ziyaretçi kabul edilmeyeceğini duyurdu. Kemal Kılıçdaroğlu ise grup toplantısına saatler kala sosyal medya üzerinden açıklama yaparak, "Tüm partililerimizi saat 14.00’te omuz omuza bir grup toplantısı gerçekleştirmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezimize çağırıyorum" ifadesini kullandı. Bu çağrının ardından Meclis önünde bekleyen Kılıçdaroğlu destekçileri alandan ayrılarak genel merkeze doğru harekete geçti. Özel, Dikmen kapısı önünde bekleyişini sürdüren kalabalığa seslenerek, "Türkiye sizinle gurur duyuyor. Siz bugün Türkiye'nin kurucu partisi olan Cumhuriyet Halk Partisine karşı, onun seçtiği genel başkanına, onun seçtiği milletvekillerine karşı, AK Parti yargı kollarının girişimiyle yapılmaya çalışılan darbeyi bir kez de şanlı Meclisin kapıları önünden geri püskürttünüz" dedi.

Paylaş:

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok.

Benzer Haberler