Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (VYÜ) Çocuk Gelişimi Bölümü 1. sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024'te üniversite kampüsündeki kız öğrenci yurdunda annesiyle telefonda konuşurken markete gideceğini söyledi. Ertesi gün öğlen polisler aileyi arayarak kızlarının yurda dönmediğini haber verdi. 28 Eylül 2024'te Van Gölü sahilinde genç kıza ait cep telefonu, kulaklık, kek ve bir şişe su bulundu. Kıyafetler tamamdı, ancak sarı terlikler yoktu.
TELEFONUN ŞİFRESİ KIRILAMADI
Rojin'in yüksek düzeyde şifreli olan telefonu incelenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Telefonun şifresi kırılamadığı için içindeki bilgilere ulaşılamadı.
Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Van Barosu Başkanı Sinan Özaraz, genç kızın telefonunda gerekli incelemelerin yapılamadığını, İspanya'daki yetkililerin de devreye girdiğini ancak yine sonuç alınamadığını hatırlatarak, “Ailenin avukatları, üretici firmayla iletişime geçilmesini ve cihazın açılıp açılamayacağının netleştirilmesini talep etti” dedi.
Son olarak İçişleri Bakanlığı'yla yapılan yazışmaların ardından Çin'den bazı bilgilerin istendiğini belirten Özaraz, “Bu bilgiler kendilerine iletildi ve telefonun bu bilgiler doğrultusunda analiz için talep edilip edilmeyeceği konusunu bekliyoruz” diye konuştu.
Özaraz ayrıca baz istasyonu analizi yapmak üzere özel bir ekip görevlendirildiğini ve bu heyetin çalışmalarını yürütmek üzere önümüzdeki hafta Van'a geleceğini söyledi.
DNA RAPORU
10 Ekim 2025'te Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan rapor dosyaya girdi. Kabaiş'in göğüs ve vajina bölgesinde iki ayrı erkeğe ait DNA tespit edildiği ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında 195 kişinin DNA profilinin incelemeye alındığı, sonraları bu sayının Adalet Bakanlığı'nın talimatıyla 325'e yükseldiği bildirildi.
TELEFON ÇİN'E GÖNDERİLİYOR
Kadının telefonu ilk etapta Türkiye'de, sonrasında İspanya'da incelendi ancak istenen sonuca ulaşılamadı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 6 Mayıs 2026'da telefonun teknik inceleme yapılması için Çin'e gönderileceğini duyurdu.