Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 2026 yılı bütçe hedefleri ile kesilen trafik cezası tutarları arasındaki farkı ve denetimlerin niteliğini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıyarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin yazılı olarak cevaplandırması talebiyle bir soru önergesi sundu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunulan soru önergesinin gerekçe bölümünde, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ve ilgili kamu kuruluşlarının verileri doğrultusunda basına ve kamuoyuna yansıyan bilgilere atıfta bulunuldu. Sezgin Tanrıkulu, 2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Hedefleri kapsamında trafik cezalarından yıl sonuna kadar yaklaşık 73,3 milyar Türk Lirası (TL) tutarında bir gelir elde edilmesinin planlandığını hatırlattı. Ancak 2026 yılının henüz ilk dört aylık döneminde kesilen toplam trafik cezası miktarının 78 milyar TL seviyesini aşarak yıllık bütçe hedefinin üzerine çıktığı kaydedildi. Aynı dört aylık zaman diliminde kesilen bu cezalardan yaklaşık 26,8 milyar TL tutarında bir tahsilat gerçekleştirildiği ve bu miktarın da yıl sonu için belirlenen toplam tahsilat hedefinin yüzde 37'sine denk geldiği belirtildi.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, trafik güvenliğinin tesis edilmesinin kamu otoritesinin en temel ve asli görevleri arasında yer aldığını vurgularken, mevcut uygulamaların kamusal güvenlik amacından uzaklaşarak bütçe gelirlerini artırmaya yönelik birer mali araca dönüştüğü yönünde toplumun geniş kesimlerinde ciddi ve derin endişeler doğduğunu ifade etti. Particularly ekonomik krizin derinleştiği ve vatandaşların temel yaşam maliyetleri altında zorlandığı bir süreçte, trafik cezalarındaki artışın ölçülülük, hakkaniyet ve kamu yararı ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Sezgin Tanrıkulu, sunulan önergenin gerekçe kısmında şu ifadelere yer verdi:
“2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Hedefleri kapsamında trafik cezalarından yaklaşık 73,3 milyar TL gelir elde edilmesinin öngörüldüğü kamuoyuna yansımıştır. Ancak Emniyet Genel Müdürlüğü ve ilgili kamu kurumlarının verileriyle basına yansıyan bilgiler doğrultusunda, 2026 yılının ilk dört ayında kesilen trafik ceza tutarlarının 78 milyar TL’yi aştığı ifade edilmektedir. Aynı dönemde yaklaşık 26,8 milyar TL tutarında trafik cezası tahsil edildiği, bunun da yıl sonu tahsilat hedefinin yaklaşık yüzde 37’sine karşılık geldiği anlaşılmaktadır. Trafik güvenliğinin sağlanması kamu otoritesinin asli görevlerinden biri olmakla birlikte, trafik denetimlerinin kamusal güvenlik amacı yerine bütçe gelirlerini artırmaya dönük bir uygulamaya dönüştüğü yönünde toplumun geniş kesimlerinde ciddi kaygılar oluşmuştur. Özellikle ekonomik krizin derinleştiği, vatandaşların temel yaşam maliyetleri altında ezildiği bir dönemde, trafik cezalarındaki artışın ölçülülük, hakkaniyet ve kamu yararı ilkeleri bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan elektronik denetleme sistemleri, radar uygulamaları, fahri trafik müfettişleri tarafından düzenlenen cezalar, hız sınırlarına ilişkin teknik standartlar ve idari para cezalarına yapılan yüksek oranlı artışlar konusunda da kamuoyunda yoğun tartışmalar yaşanmaktadır. Cezaların caydırıcılık amacıyla gelir elde etme amacı arasındaki dengenin bozulduğu yönünde eleştiriler bulunmaktadır.”
BAKAN ÇİFTÇİ’YE SORULAR
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin yanıtlaması talebiyle sunulan önergede şu sorular yöneltildi: 2026 yılı bütçe planlamasında trafik idari para cezalarından elde edilmesi hedeflenen toplam gelir miktarının ne kadar olduğu sorulurken, 2026 yılının ilk dört aylık periyodunda Türkiye genelinde toplam kaç adet trafik cezası kesildiği bilgisinin açıklanması istendi. Tanrıkulu ayrıca, söz konusu dört aylık dönemde kesilen trafik cezalarının toplam parasal tutarı ile aynı dönem zarfında tahsilatı yapılan net ceza miktarının ne kadar olduğunu sordu. Önergede, 2020, 2021, 2022, 2023, 2024, 2025 ve 2026 yıllarının ilk dört ayı itibarıyla kesilen trafik cezası sayıları ve tutarlarının senelere göre ayrı ayrı dökümünün yapılması talep edildi. Son altı yıllık zaman diliminde trafik idari para cezalarındaki artış oranları ile meydana gelen trafik kazaları, can kayıpları ve yaralanma vakaları arasındaki ilişkiye yönelik İçişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmiş herhangi bir bilimsel veya istatistiksel analizin bulunup bulunmadığı sorusuna yer verildi. Trafik cezası tutarlarının artırılmasının trafik güvenliğinin sağlanmasına doğrudan olumlu bir katkı sunduğuna dair bakanlığın elinde ne tür bilimsel verilerin bulunduğu soruldu. 2026 yılının ilk dört ayında sürücülere en fazla uygulanan trafik cezası türlerinin neler olduğu, bu ceza kalemlerinin her biri için kesilen ceza adedi ile toplam parasal büyüklüğünün ne kadar olduğu yönündeki sorulara cevap istendi. Radar denetim faaliyetleri kapsamında 2026 yılının ilk dört ayında kaç adet idari para cezası uygulandığı ve radar uygulamalarında aktif olarak kullanılan teknik cihazların kalibrasyon ile teknik yeterlilik denetimlerinin hangi periyotlarla yapıldığı soruldu.
BÜTÇE ÜZERİNDEN TRAFİK CEZASI ELEŞTİRİSİ
Elektronik Denetleme Sistemleri (EDS) vasıtasıyla 2026 yılının ilk dört aylık döneminde kesilen ceza adedi ve bu cezaların toplam mali tutarının ne kadar olduğu sorulurken, fahri trafik müfettişleri tarafından aynı dönemde düzenlenen ceza sayısının kaç olduğu bilgisi talep edildi. Fahri trafik müfettişlerinin uygulamalarına yönelik olarak 2026'nın ilk dört ayında kaç adet resmi itiraz, şikayet veya idari soruşturma başvurusu yapıldığı sorusuna yer verilen önergede, 2026 yılı içerisinde trafik cezalarına karşı toplamda kaç adet itiraz başvurusunda bulunulduğu soruldu. Bu itirazların kaç tanesinde mahkemelerin vatandaş lehine iptal kararı verdiği ve mahkemelerce iptal edilen trafik cezası oranlarının en yüksek olduğu illerin hangileri olduğunun açıklanması istendi. Trafik cezalarının bir bütçe gelir kalemi olarak öngörülmesinin, denetimlerin mali hedeflere göre şekillendirildiği yönündeki toplumsal eleştirileri güçlendirip güçlendirmediği sorulurken, bakanlığın trafik denetimlerindeki temel önceliğinin kamu güvenliği mi yoksa bütçe gelir hedeflerinin tutturulması mı olduğu sorusuna yanıt istendi. Trafik cezalarından elde edilen gelirlerin hangi kamu hizmetlerinde harcandığına dair kamuoyuna açık ve şeffaf bir raporlama sisteminin işletilip işletilmediği, söz konusu gelirlerin ne kadarının doğrudan trafik güvenliği yatırımlarına, yol güvenliği çalışmalarına ve eğitim faaliyetlerine aktarıldığı soruldu. Ayrıca, son beş yıllık dönemde trafik güvenliği eğitimleri için ayrılan toplam bütçe miktarının ne kadar olduğu sorusuna yer verildi.
GELİR DÜZEYİNE GÖRE CEZA UYGULAMASI ÖNERİSİ
Trafik cezalarının özellikle dar gelirli vatandaşlar üzerindeki ekonomik ve sosyal etkilerine dair İçişleri Bakanlığı tarafından yapılmış herhangi bir sosyal etki analizinin bulunup bulunmadığı sorulurken, trafik cezalarında kişilerin gelir düzeyine göre kademeli bir sistemin hayata geçirilmesine yönelik bakanlık bünyesinde bir çalışma yürütülüp yürütülmediği soruldu. Trafik cezalarının caydırıcılık işlevi dışında dolaylı bir vergi ya da bütçe finansman aracına dönüştürüldüğü yönündeki eleştirilere ilişkin bakanlığın resmi değerlendirmesinin ne olduğu sorusuna yer verildi. Yollardaki hız sınırlarının belirlenmesi sürecinde kullanılan teknik kriterlerin neler olduğu ve son üç yıllık dönemde hız sınırlarında değişiklik yapılan toplam yol ve güzergah sayısının kaç olduğu sorulurken, sürücülerin trafik levhaları, hız sınırları ve radar noktaları hususunda yeteri kadar bilgilendirilmediğine yönelik şikayetlerin bakanlıkça incelenip incelenmediği soruldu. 2026 yılı itibarıyla Türkiye genelinde aktif olarak faaliyet gösteren radar noktası sayısının kaç olduğu ve trafik güvenliğini artırmak gayesiyle ceza odaklı politikalar yerine eğitim, altyapı iyileştirmesi ve toplumsal bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık verilmesine dair yeni bir eylem planının hazırlanıp hazırlanmadığı soruları yöneltildi.
HAK KAYIPLARI İÇİN HUKUKİ DÜZENLEME TALEBİ
Avrupa ülkeleri ile kıyaslama yapıldığında Türkiye’deki trafik cezalarının asgari ücret ve ortalama hanehalkı geliri içindeki payına dair bakanlık tarafından yapılmış bir çalışmanın varlığı sorulurken, derinleşen ekonomik kriz koşullarında artış gösteren trafik cezalarının vatandaşların temel yaşam giderlerini olumsuz etkilediği yönündeki değerlendirmelerin dikkate alınıp alınmadığı sorusu iletildi. Trafik cezalarına ilişkin verilerin il bazında, ceza türlerine göre ve aylık periyotlarla kamuoyuna açık bir biçimde yayımlanmasının planlanıp planlanmadığı sorulurken, trafik cezalarının tahsilat performansının kamu kurumlarının başarı kriterleri arasında yer aldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı soruldu. Önergenin son sorusunda ise trafik denetim süreçlerinde vatandaşların yaşayabileceği hak kayıplarının önüne geçebilmek adına yeni bir idari veya hukuki düzenleme yapılmasının planlanıp planlanmadığı hususuna açıklık getirilmesi talep edildi.