SOL Parti İstanbul İl Örgütü, Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünden Dolmabahçe'ye bir yürüyüş düzenledi. Saat 15.00 sıralarında gerçekleşen "Bağımsızlık Yürüyüşü"nde "Saraysız, saltanatsız, bağımsız bir Türkiye", "Tam Bağımsız Türkiye" sloganları atıldı.
Polis, Dolmabahçe'de SOL Partililerin önünü kesti. SOL Partililer, polis engeline rağmen Dolmabahçe'ye yürüyüşünü tamamladı.
SOL PARTİ MYK ÜYESİ KOÇ'UN KONUŞMASI
SOL Parti MYK üyesi Kemal Koç, basın açıklamasında yaptığı konuşmada, "Bugün emperyalizmle hesaplaşmanın tek yolu var, bu siyasal İslamcı rejimle hesaplaşmak. İsrail ile tek bir ikili anlaşmayı iptal etmekten aciz, kendinin yerli ve milli olduğunu iddia eden, muhaliflerini ise casuslukla, ajanlıkla suçlayan bu iktidar doğrudan ABD projesidir" dedi.
Koç, konuşmasında şunları söyledi:
"Ama ne yaparlarsa yapsınlar kurtulamayacaklar. Onları ABD de kurtaramayacak. Başkanlarını kaçırdılar, Venezuela halkı onlara diz çöktü mü? Hayır! 'İran'ı bir gecede bitireceğiz' dediler, neye uğradıklarını şaşırdılar! Küba hala direniyor, dünya halkları hala direniyor. Şimdi de temmuz ayında ABD'nin savaş gücü NATO ülkemize geliyor. NATO'yu biz İtalya'da, Türkiye'de kurduğu gladyo yapılanmalarından biliriz, Özel Harp Dairesi ile ülkemizde yaptıkları katliamlardan tanırız. Balkanlar'da, Afganistan'da, Libya'da yaptıkları katliamlardan tanırız. Tüm dünya halklarının gözünde eli kanlı bir haydut örgüttür NATO."
"AKP DOĞRUDAN ABD TARAFINDAN KURDURULARAK İKTİDARA TAŞINDI"
SOL Parti adına Dolmabahçe'de yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Burası 6.Filo'nun denize döküldüğü yer! Dün, Deniz'lerin, Mahir'lerin burada yaktıkları bağımsızlık ateşi, bugün anti-emperyalist yürüyüşümüzde sürüyor! 6.Filo karşısında 'secdeye duran', Kanlı Pazarlar'da bağımsızlık isteyen gençlere saldıran işbirlikçileri hatırlayın! Onlar bugün ülkemizi karanlığa sürükleyen çürümüş ve kokuşmuş iktidarın sahipleridir! Önünde secdeye durdukları ABD'nin tezgahlarında büyütüldüler. ABD eliyle örgütlenmiş darbelerle önleri açıldı. AKP doğrudan ABD tarafından kurdurularak iktidara taşındı. Büyük Ortadoğu Projesi Eş Başkanlığı görevi verilerek iktidara getirildiler. Türkiye'nin bağımsızlıkçı, ilerici tüm birikimlerini yok etmek için çalıştılar. Bugün de demokrasi ve laikliğin son kazanımlarını ortadan kaldırarak kendilerine bir saltanat kurmak istiyorlar."
"HALKIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU AÇLIK VE YOKSULLUĞA MAHKUM EDİLDİ"
Açıklamada, emperyalizmle tam uyumlu saltanat heveslisi rejim altında ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik krizler sarmalına sürüklendiği belirtilerek, "Saray ve çevresi şatafat içinde yaşar, bir avuç sermayedar zenginleştirilirken halkın büyük çoğunluğu açlık ve yoksulluğa mahkum edildi. Gerici ve piyasacı politikalarla eğitimden sağlığa halkın tüm kamusal hakları tek tek elinden alındı. Toplumsal hayat gerici kuşatmayla sarmalandı. Toprağımız, suyumuz, ormanlarımız yağmalandı. Şimdi de değerli maden ve nadir toprak elementlerimiz emperyalistlere peşkeş çekilmeye çalışıyor. Bütün bir memleket satılığa çıkarılmış durumda" denildi.
"AKP VE MHP, DÜZENLERİNİ SÜRDÜRMEK İÇİN TRUMP'IN İPİNE SARILIYOR"
Açıklamada ABD Büyükelçisi Tom Barrack hedef alınarak, "Sömürge valisi edasıyla gezen Tom Barrack, ABD'nin güçlü liderlik-hayırsever monarşi dayatmasını dillendiriyor. AKP ve MHP emekçi halkın öfkesinden kurtulmak için, bu soygun düzenlerini sürdürmek için Trump'ın ipine sarılıyor. Türkiye'yi adım adım bir felakete sürüklüyorlar. Buradan ilan ediyoruz, kaderimizi ne Trump ne Barrack çizebilir, kaderimizi biz belirleriz" ifadeleri kullanıldı.
NATO ZİRVESİNE KARŞI ÇAĞRI YAPILDI
Açıklamada, NATO'ya karşı mücadele çağrısı yapılarak şu ifadelere yer verildi:
"Bu çağrı 7-8 Temmuz'da Türkiye'de gerçekleşecek NATO zirvesine karşı, ülkemizi Trump başta olmak üzere katillerin yeni planlarının merkezi haline getirmek isteyenlere karşı mücadele çağrısıdır. NATO, Amerikan'ın kanlı mızrağıdır. Bu ülke topraklarındaki ABD ve NATO'nun kanlı izleri unutulmadı. 12 Mart'larda, 12 Eylül'lerde onlar vardı. Devrimcileri, ilericileri, aydınları katlettiler, ülkeyi gerici işbirlikçilere teslim ettiler."
BİRLEŞELİM ÇAĞRISI
Açıklamanın sonunda şu çağrı yapıldı:
"Gelin, NATO'nun, ABD'nin işbirlikçilerine karşı tüm yurtseverler olarak bağımsızlık için birleşelim. Gelin, Amerikan dayatması tek adam rejiminden ülkemizi kurtarıp demokratik bir ülkenin kapılarını açmak için birleşelim. Gelin, siyasal İslamcı rejimin ülkemizi soktuğu gerici karanlığı püskürtelim, laik bir ülkeyi kurmak için birleşelim. Gelin, emeğimizi çalan, topraklarımıza el koyan bu işgale son verelim, emeğimiz, toprağımız, geleceğimiz, özgürlüğümüz yeniden bizim olsun. Gelin umutla, inatla, yan yana bu tek adam rejimini değiştirmek için birlikte yürüyelim."