ABD, Kanada ve Meksika'nın ortaklaşa ev sahipliği yapacağı 2026 FIFA Dünya Kupası, ilk düdük çalmadan siyasi gerilimler, vize krizleri, güvenlik sorunları ve fahiş fiyat tartışmalarıyla gündeme oturdu. Turnuvanın başlamasına günler kala yaşanan gelişmeler, futbol şöleninden çok organizasyonun yarattığı sorunların konuşulmasına neden oldu.
Birgün’ün aktardığına göre; ABD, Kanada ve Meksika'nın ev sahipliğinde düzenlenecek 2026 FIFA Dünya Kupası için geri sayım sürerken, organizasyon daha başlamadan peş peşe yaşanan krizlerle tartışmaların odağına yerleşti. Vize engelleri nedeniyle ülkeye alınmayan hakemler ve futbolcular, güvenlik tartışmalarını alevlendiren olaylar, taraftarları hedef alan fahiş fiyatlar ve sporcu sağlığını riske atan iklim koşulları, turnuvanın hazırlık sürecine damga vurdu.
İRAN'DAN DÜNYA KUPASI ÖNCESİ SİYASİ MESAJ
Dünya Kupası tarihinde görmeye alışkın olunan şekilde turnuva öncesinde siyasetin gölgesi de sahaya düştü. ABD ve İsrail'in bir süredir sürdürmüş oldıukları İrana yönelik saldırıları, İran'ın turnuvaya katılımı konusunda çeşitli tartışmaların yaşanmasına neden olmuştu. Günün sonunda İran milli takımının kupaya katılması ancak maçlarını kupanın bir diğer ev sahibi Meksika'da oynaması kararlaştırılarak krize geçici bir çözüm bulunmuştu.
İki ülke arasındaki gerilimin ilk yansıması İran Milli Takımı'nın Meksika'ya varışı sırasında yaşandı. İran kafilesi, turnuva hazırlıkları için geldiği Tijuana Havalimanı'nda üzerinde "#168" yazılı altın renkli rozetlerle görüntülendi. İranlı yetkililer rozetlerin, 28 Şubat'ta İran'ın güneyindeki Minab kentinde bir ilkokula düzenlenen saldırıda yaşamını yitiren 168 çocuğun anısına taşındığını açıkladı.
İran Milli Takımı daha önce de hazırlık maçlarında saldırıda hayatını kaybeden çocukları anmak için okul çantaları ve fotoğraflar taşımıştı. Ancak Dünya Kupası öncesinde gerçekleştirilen bu son eylem, FIFA'nın siyasi mesajları yasaklayan kuralları nedeniyle yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. FIFA kuralları oyuncuların ve teknik heyetlerin siyasi içerikli slogan, mesaj veya semboller taşımasını yasaklıyor. Rozetlerin maçlar sırasında kullanılıp kullanılamayacağı ise belirsizliğini koruyor.
İran Futbol Federasyonu ayrıca bazı yöneticilerine ABD vizesi verilmediğini ve takımın kamp merkezi planlarını değiştirmek zorunda kaldığını duyurdu. Bu nedenle İran kafilesi, ABD yerine Meksika'nın Tijuana kentinde kamp kurmak zorunda kaldı.
Başta ABD ve İran arasında olmak üzere politik gerilimlerin Dünya Kupası'nda nasıl yankı bulacağı ve yeni tartışmaları tetikleyip tetiklemeyeceği merak konusu.
VİZE VE GÖÇMENLİK POLİTİKALARI SAHAYA TAŞINDI: SOMALİLİ HAKEM VE EMBOLO ABD'YE ALINMADI

Dünya Kupası öncesindeki en büyük tartışmalardan biri ABD'nin göçmenlik ve vize uygulamaları etrafında şekillendi.
Bunun en çarpıcı örneği, Dünya Kupası tarihinde görev yapacak ilk Somalili hakem olmaya hazırlanan Omar Abdulkadir Artan'ın ABD'ye alınmaması oldu. Miami Uluslararası Havalimanı'nda durdurulan Artan'ın ülkeye girişine izin verilmedi ve deneyimli hakem İstanbul'a geri gönderildi. FIFA daha sonra yaptığı açıklamada kararın değişmeyeceğini duyurdu. Böylece Afrika Futbol Konfederasyonu tarafından geçen yıl "Yılın Hakemi" seçilen Artan'ın Dünya Kupası hayali başlamadan sona erdi.
Somalili hakem Omar Artan'ın ülkeye alınmamasıyla başlayan tartışmalar, İsviçreli yıldız Breel Embolo'nun da vize engeline takılmasıyla büyüdü. İsviçre Milli Takımının yıldız forvetlerinden Breel Embolo'nun ABD'ye giriş için gerekli ESTA izninin son anda yeniden incelemeye alınması nedeniyle takım arkadaşlarıyla birlikte San Diego'daki kampa katılamadı.

Embolo
İsviçre Futbol Federasyonu, Embolo'nun seyahat izninin daha önce onaylandığını ancak takımın ABD'ye hareket edeceği gün yeniden değerlendirme sürecine alındığını açıkladı. Yerel basında yer alan haberlere göre kararın, futbolcunun yıllar önce İsviçre'de karıştığı ve hakkında ertelenmiş para cezasıyla sonuçlanan bir adli dosyayla bağlantılı olabileceği belirtiliyor.
İsviçre kafilesi kamp çalışmalarına eksik başlarken, Embolo'nun turnuva öncesinde ABD'ye giriş yapıp yapamayacağı belirsizliğini koruyor.
SENEGAL MİLLİ TAKIMINA DETAYLI ARAMA
Dünya Kupası öncesinde tartışma yaratan bir diğer olay da Senegal Milli Takımı'nın ABD'ye varışında yaşandı. Sosyal medyada yayılan görüntülerde, Senegal kafilesinin uçaktan indikten sonra havalimanı pistinde güvenlik kontrolünden geçirildiği görüldü. Futbolcuların ve teknik heyetin terminale alınmadan önce bagajlarıyla birlikte bekletildiği, bazı isimlerin el tipi dedektörlerle arandığı görüntüler kısa sürede gündem oldu.
Görüntüler özellikle Afrika basınında ve sosyal medya kullanıcıları arasında tepki topladı. Birçok yorumcu, Dünya Kupası için gelen bir milli takım kafilesine uygulanan prosedürün organizasyonun ev sahibi ülkesi açısından kötü bir görüntü yarattığını savundu. ABD makamları ise uygulamanın standart güvenlik prosedürlerinin bir parçası olduğunu belirtti.
İNGİLTERE KAMPI YAKININDA SİLAHLI SALDIRI: 9 YARALI
2026 Dünya Kupası öncesinde güvenlik tartışmalarını büyüten olaylardan biri de İngiltere Milli Takımı'nın kamp merkezi olarak kullanacağı Kansas City'de yaşandı. Takımın turnuva boyunca antrenman yapacağı Swope Soccer Village tesislerine yaklaşık 6-7 kilometre uzaklıktaki Troost Avenue'da meydana gelen silahlı saldırıda dokuz kişi yaralandı. Polis, yaralananların hayati tehlikesinin bulunmadığını açıklarken olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
İngiltere Futbol Federasyonu olay hakkında yorum yapmazken, takımın Dünya Kupası süresince kullanacağı tesislerde zaten olağanüstü güvenlik önlemleri planlanıyordu. Kamp merkezinin etrafına ek çitler kurulması, eğitim alanlarının dışarıdan görünmesini engelleyecek paneller yerleştirilmesi ve güvenlik personeli sayısının artırılması daha önce gündeme gelmişti.
Saldırının yaşandığı Kansas City, yalnızca İngiltere'nin değil, aynı zamanda Arjantin, Hollanda ve Cezayir gibi takımların da kamp merkezlerine ev sahipliği yapıyor.