8 Haziran 2026 Pazartesi
Gündem

Yağmur Pehlivanlı'nın ailesi adalet arıyor: Benim kızımın canının bir direk kadar hükmü yok mu?

Anne Esin Pehlivanlı, “Ben yanlışlıkla belediyeye ait bir direğe çarpsam anında kamu davası açılıyor. Benim kızımın canının bir direk kadar hükmü yok mu? Bu nasıl bir düzen?” dedi.

Güncelleme: 04.06.2026 06:32 34 görüntülenme
Paylaş:
Yağmur Pehlivanlı'nın ailesi adalet arıyor: Benim kızımın canının bir direk kadar hükmü yok mu?

21 Ağustos 2025’te Kastamonu’da yolun karşı tarafına geçerken bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren Yağmur Pehlivanlı’nın anne babası, kızlarının ölümüne ilişkin adalet arayışını sürdürüyor. Hız sınırının üstünde seyrettiği belirlenmesine rağmen “dikkatinin sürekli olarak hız göstergesi üzerinde yoğunlaşmasının beklenemeyeceği” gerekçesiyle sürücünün kazada kusurunun bulunmadığı yönündeki Adli Tıp Kurumu raporu nedeniyle soruşturmanın hala davaya dönüşmemesine tepki gösteren anne Esin Pehlivanlı, sürücünün önceki dönem Kastamonu Belediye Başkanı’nın kızı olmasına dikkat çekerek, “Siyaset, adalet birbirine karıştı” ifadelerini kullandı.

OLAYIN ARDINDAN SÜRÜCÜ SERBEST BIRAKILDI

15 yaşındaki Yağmur Pehlivanlı, 21 Ağustos 2025’te Kastamonu’da yolun karşı tarafına geçmek isterken bir aracın çarpması sonucu ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Olayın ardından hayati tehlikesi bulunan Yağmur Pehlivanlı yoğun bakım servisinde tedavi altına alınırken, sürücü karakolda ifadesinin alınmasının ardından Cumhuriyet Savcısı’nın talimatıyla serbest bırakıldı. Anne Pehlivanlı, bu duruma tepki göstererek, “Savcı, kızımın hayatı tehlikesi olduğu halde çarpan kişi için ‘İfadesi alınsın ve serbest bırakılsın’ diye belirtmiş” dedi.

“YAĞMUR O ARABAYI KULLANSAYDI NE OLURDU?”

Pehlivanlı, şu soruyu yöneltti:

“Eğer arabayı kullanan kişi Yağmur Pehlivanlı olsaydı, durum aynen bu şekilde gerçekleşseydi, çarpılan kişi de Fatma Nevra Vidinlioğlu olsaydı o gün Yağmur gözaltına alınır, dava şu ana kadar defalarca açılır hatta belki 2’nci mahkemesi görülmüş olunur muydu, olunmaz mıydı? Aslında cevabı biliyoruz... Türk adaletine olan inancımı tamamen kaybetmek istemiyorum.”

JET HIZIYLA HAZIRLANAN BİLİRKİŞİ RAPORU

Olaydan 1 gün sonra, 22 Ağustos’ta Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın görevlendirmesiyle Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli, adli trafik uzmanlık alanında bilirkişi olarak kayıtlı bir polis memurundan bilirkişi raporu talep edildi. Raporu tamamlaması için bilirkişiye 3 gün süre verildi. Bilirkişi raporu 1 günde hazırlayarak 23 Ağustos’ta teslim etti. Raporda, çarpan aracın hızının “55 km’den fazla olmadığı” değerlendirmesine yer verilerek, hız sınırının altında seyrettiği değerlendirilen sürücünün kusurunun bulunmadığı belirtildi.

VİDİNLİOĞLU ADLİ KONTROLLE SERBEST

Yağmur Pehlivanlı 23 Ağustos gecesi yaşamını yitirdi. Pehlivanlı’nın ölümünün ardından 24 Ağustos’ta dosya adli kontrol tedbiri talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Mahkemede Vidinlioğlu’nun avukatları alınan bilirkişi raporuna atıfta bulunarak aracın tespit edilen hızının 50-55 kilometre olduğu şeklinde savunma yaptı. Vidinlioğlu, yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.

ATK RAPORLARINDAKİ ÇELİŞKİLER

Dosya 26 Ağustos’ta Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderildi. ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ve dosyadaki bilirkişi raporu üzerinden yapılan değerlendirmede hız tespiti yer almazken, aracın hızının 55 km’den fazla olmadığının belirtildiği bilirkişi raporu dikkate alınarak sürücünün kusurunun bulunmadığı iddia edildi, Yağmur Pehlivanlı’nın ise asli kusurlu olarak belirlendi.

“Biz çocuğumuzu gömerken dosya eksik gedik ATK’ya gönderilmiş. Bu dosyada daha yeterli deliller toplanmamıştır, eksiktir; bu şekilde ATK’ya gidemez denmemiş ve gönderilmiş” diyen Esin Pehlivanlı, bu raporun ardından kendi araştırmalarını yapmaya başladıklarını söyledi.

HACETTEPE RAPORU: HIZ 80-90 KİLOMETRE

Aile, olaya ilişkin “adli tıbbi mütalaa” talebiyle Hacettepe Üniversitesi’ne başvurdu. Üniversite tarafından hazırlanan raporda, çarpmanın çok yüksek bir hızda gerçekleştiği ve aracın hızının 80 km’nin üzerinde, 90 km/s dolaylarında olduğu belirtildi. Anne Pehlivanlı, “Eşim ve ben 25 yıldır sağlık camiasının içindeyiz. Epikriz raporları, tomografiler; bunlar 50-60 km hızla olacak şeyler değil” dedi.

İSTANBUL TRAFİK İHTİSAS DAİRESİ: HIZ 75-83 KM

Ailenin itirazı üzerine dosya bu kez İstanbul Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderildi. İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda da sürücünün hızının 75 ila 83 km arasında olduğu tespitine yer verildi. Ancak sürücünün 70 km’lik hız sınırının üzerinde seyrettiği tespit edilmekle birlikte raporda, “sürücü dikkatinin sürekli olarak hız göstergesi üzerinde yoğunlaşmasının beklenemeyeceği” yorumuna yer verilerek sürücünün kusurunun bulunmadığı belirtildi.

KAVŞAK LEVHASI İÇİN KEŞİF

Kaza noktasına 5 metre mesafede “dur” levhası, 2 metre mesafede ise kontrolsüz kavşak levhası bulunmasının sürücüye yavaşlama yükümlülüğü getirmesinin değerlendirmeye alınmaması nedeniyle aile, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi’nin raporuna da itiraz etti. Bunun üzerine savcılık 20 Mayıs’ta kavşak tabelasının bulunup bulunmadığına ilişkin olay yerinde keşif gerçekleştirdi. Yapılan keşif sonucu olay yerinde kavşak levhasının bulunduğu belirlendi.

Ancak anne Pehlivanlı, keşfe ilişkin şunları söyledi:

“Biz olay yerinde keşif yapılmasını talep etmiştik. Keşif, canlandırma olacak sanıyorduk ama ‘Biz sadece tespit için geldik, burada bir kavşak tabelası olup olmadığına bakmak için geldik’ dediler. Ve olay yerinde bir kavşak tabelası olduğunu gördüler. Sadece kavşak tabelasına bakacağız dedikleri halde bir olay yeri krokisi çizmişler. Olay yeri krokisi gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü 8,5 ay sonra geldikleri için olay yerine bu arada çok değişiklikler yapıldı.”

YOLDA DEĞİŞİKLİKLER YAPILDI

Pehlivanlı, Yağmur’un vefatından 4 ay sonra aynı noktada başka bir kaza yaşandığını belirterek, şu bilgileri verdi:

“Yağmur’un vefatından 4 ay sonra yaşlı bir çift de orada bir kaza geçirdi. Hatta ilk müdahaleyi ben yaptım. Bu olaydan sonra Karayolları’na talepte bulundum ‘Buraya bir tedbir alınması lazım’ diye. CİMER’e de başvurulmuş ve bunun akabininde bu yolda değişiklikler yapıldı. Yaya geçitlerini değiştirdiler, eskisini kazıdılar yenisini çizdiler, oraya sinyalizasyon direkleri diktiler. Israrla bu krokinin gerçeği yansıtmadığını, yani Yağmur’un çarpıldığı tarihte bu yolun bu şekilde olmadığını belirttik ama yine de böyle bir kroki çizildi.”

“POLİS TİTİZ DAVRANMAMIŞ, YETERLİ DELİL TOPLAMAMIŞ”

Anne Pehlivanlı, olay günü yapılan eksiklikleri şöyle anlattı:

“Olay günü kızıma çarpılan yerde birçok insan varken kızıma çarpılan nokta işaretlenmemiş, çarptıktan sonra sürüklenip alındığı yer işaretlenmemiş. Olay yerine gelen polis titizlikle davranmamış, yeterli delil toplamamış. Bunlar olsaydı, MOBESE’ye girdiği yerden çarpma noktasından yüzde 100 emin olabildiğimiz zaman hız çok daha net belirlenebilirdi.”

“HER GÜN KIZIMIN ÇARPILDIĞI YERİ GÖRÜYORUM”

Kızlarının ölümünden sonra kendilerini olayın aydınlanmasına ve adaletin tecelli etmesine adadıklarını belirten anne Pehlivanlı, şöyle konuştu:

“Burası bir meskun mahal ama 70 hız sınırı yazmışlar. Ben oradaki aile sağlığı merkezinde çalışıyorum. Her gün camdan kızımın çarpıldığı yeri görüyorum. Orada bir yaya geçidi yok. Herkes oradan geçiyor. Bebek arabasıyla aşıya gelen de, yaşlı da, ben de, diğer çalışanlar da. Yolun diğer tarafında 18 bin hasta kayıtlı bir aile sağlığı merkezi var. Karşıda eczane var. Yolun diğer tarafında kafeler, marketler var. Gayet aktif bir yol. Üstelik Yağmur’a çarpılan yere 5 metre uzaklıkta bir kavşak var. Kavşağa girerken de zaten yavaşlaması gerekiyor.”

“DAVA AÇAMADIK”

Pehlivanlı, sürecin geldiği noktayı şu sözlerle özetledi:

“Bana diyorlar ki, ‘Dava ne durumda?’ Biz henüz dava açamadık. Çünkü yüzde 10 bile bir kusur karşı tarafa verilmediğinde dava açılamıyormuş. Ben yanlışlıkla belediyeye ait bir elektrik direğine çarpsam anında kamu davası açılıyor. Benim kızımın canının bir direk kadar hükmü yok mu? Nasıl dava açılmaz? Bu nasıl bir düzen? Artık bu açıklamaları yapmaktan çok yoruldum; ama kızımın adaletinin bu dünyada tecelli ettiğini görmek için kendimi zorlayarak devamlı bunları anlatıyorum.”


Paylaş:

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok.

Benzer Haberler